Kocamı En Yakın Arkadaşıyla Aldattım

Merhabalar, seks hikaye severler.. Bugün sizlere kocamı nasıl aldattığımı anlatmak istiyorum. Aslında Pişmanım ama iş iş ten artık geçti.. Yediğim yarrağın hesabı yok dimi: )

Zevk almaya bakalım.. Bu Porno hikayem. Patronum İle aramızdaki yakınlaşma sonuçunda.. Ortaya farklı sohbetler ve fantaziler çıktı.. Aslında Patron ile Telefon sex hattı gibi çalışıyorduk, neolduysa ondan sonra oldu..

Sitemizdeki bütün hikayeleri mobil telefonlarınızdan girerek okuyabilirsiniz..

Selam sex hikayeleri tutkunları. Üniversitede ilk yıl vatanta kaldıktan sonra, üç kız dost beraber eve çıkmaya karar vermiştik. Üçümüz de çok sosyal tiplerdik. Eğlenmeyi çok severdik ve vatan yaşamı bizim gibi kızlar amacıyla hiç ideal değildi. Nitekim eve taşınmamızın üstünden çok uzun vakit geçmeden, bütün kampüsün imrendiği bir takım olup çıkmıştık. Nihan matematik öğretmenliği, Duygu makine mühendisliği, ben de mimarlık okuyordum. Bölümlerimizin birbirinden bu kadar alakasız olması, hem de değişik değişik şehirlerden geliyor olmamız çok iyi anlaşmamıza engel olmuyordu.

Üçümüz de insanların dönüp dünüp tekrar baktığı, orantılı fiziklere sahibiz. Fazla tevazuya lüzum yok, güzel olduğumuz da bir gerçek. Nihan, nefis bir kızıldır. Duygu da kendini seksi bir sarışına çevirmeyi başarmış bir afettir. Bense genellikle natural saç rengim koyu kahveden şaşmamayı tercih ederim. Tenim, Akdeniz kızı olmanın getirdiği ölçüde ışıltılı bir bronzluktadır…

Güzelliğimin farkına varmaya başladığım vakitlardan beri her yerde erkeklerin ilgisini çekiyor olmak hep hoşuma gitmiştir. Bu sebeple cinsellikle tanışmam da daha 18 yaşımda özel matematik dersi aldığım hocamla olmuştu. Kızlığımı bozup beni sekse alıştırdığı o dönemde öyle bir duruma gelmiştim ki, soru çözmem amacıyla beni seksle motive eder olmuştu.

Parmakları amımı okşarken soru çözmemi ister, soruyu hatalı çözdüğüm anda elini amımdan çeker, beni azmış ve orgazm amacıyla yalvarır durumda bırakıp, bir ileri soruyu doğru çözene kadar karşımda sikini sıvazlardı. Kendimi ona siktirebilmenin yolunun sınavlarda yüksek puanlar alabilmek olduğunu bildiğimden, tam konsantrasyon dersime çalışır, en yüksek puanları alırdım. Neyse ki mükafatlarım harcadığım çabaya değerdi…

Evde kızlarla her şey kusursuz gidiyordu. Üçümüzün de erkek dostları vardı ve onlar da yakın dost olduklarından, hiçbir problem olmadan yaşıyorduk. Evimizin geniş olması ve her birimizin bir odası olması namacıylaiyle, sevgililerimiz de neredeyse bize taşınmış gibiydi. Arada sırada evlerine gider olmuşlardı. O vakitte sevgilim Onur’la seks konusu ile alakalı hiçbir problem yaşamıyorduk. Bana tapıyor, beni istediğim gibi tatmin etmek amacıyla çırpınıyor, ben orgazm olduktan sonra da inleyerek boşalıyor ve bana aşık olduğunu, katiyen bırakmayacağını söylüyordu…

Zaman vakit gecenin bir %50 sinde kızlardan birinin odasından gelen inlemelerle uyanır, kulak kesilir, bu seslerle azar ve Onur daha uykudayken sikini emerek kaldırırdım. Kasıklarındaki ağrıyla uyandığında, üzerine çıkar, o daha uyku sersemiyken kendimi siktirmeye başlardım. Bu Onur’un o kadar hoşuna giderdi ki, çılgına dönerdi.

Benim onları duyduğum gibi, onların da bizi duyabileceği olsılığı beni öyle heyecanlandırırdı ki, inlemelerimi iyice arttırır, Onur’u da bağırtana kadar kaptırırdım kendimi sekse. Çoğu vakit ağzına mememi alarak haykırışını bastırmaya çalışıp, o şekilde içime boşalırdı. Sekste sınırlarım olmasa da, hiç yapmadığım ama beni çok tahrik eden birtakım şeyler vardı. İzlenmek, ya da izlemek de bunlardan biriydi.

Bir gün okulda bir dersin iptal olmasıyla, ileri dersi de asıp eve gitmeye karar verdim. Esasında okul çıkışı amacıyla sevgilim Onur, Duygu ve Duygu’nun sevgilisiyle planlarımız vardı. Ama Onur’u hocası dersle alakalı bir hususta yardım etmesi amacıyla çağırınca, plan iptal olmuştu.

Ben de Duygu’yla sevgilisine ayak bağı olmak istememiştim. Niyetim eve gidip, uzanıp, bir film izlemekti. Evde kimse olmayacağını düşünüyordum, zira Nihan’ın ertesi gün mühim bir sınavı vardı ve geceyi büyük ihtimalle kütüphanede geçirecekti…

Evin sessizliğine bakılacak olursa haklıydım. Zaman vakit yalnız kalabilmek hoşuma gittiği amacıyla, keyifle odama gidip, üzerimdekileri çıkardım. Evde çırılçıplak dolaşmak amacıyla kızların memleketlerine gitmelerini dört gözle beklerdim. Şu anda da yalnız olduğuma göre, banyoya bu tür girmemde bir sakınca yoktu.

Film izleme fikrinden vazgeçip, doğruca banyoya gidip, küveti sıcak suyla doldurdum. Yasemin kokulu banyo köpüklerinin amacıylae uzandım. Daha sabah duş aldığımdan vücudum temizdi aslında, ama bu keyif paha biçilemezdi. Sıcak suyun ortamında saçlarımı ıslatmadan uzanıp, tatlı bir uykuya dalmışım…

Gözlerimi açtığımda aradan yarım saat geçtiğini ve suyun hafiften ılımaya başladığını fark ettim. Üzerimde öyle bir ağırlık vardı ki, kalkıp yatağa gitmeye karar verdim. Sudan çıkıp, banyo kapısının arka kısmına  asılı boy aynasında kendimi gördüğümde, görünbütünün ne kadar şehvetli olduğunu ben bile görebiliyordum.

Sıcak suyun ortamında yumuşacık olan ve pembeleşen cildim pırıl pırıl parlıyordu. Sudan çıkıp serin havayla buluşunca meme uçlarım dikleşmişti. Amımsa bebek gibi pürüzsüz pembe ve dolgun dudaklarıyla bacaklarımın arasında saklanıyordu.

Üzerimden sular damlayarak banyodan çıkıp, odama doğru giderken, ansızın donakaldım. Nihan’ın odasının kapısı ardına kadar açıktı ve içeride gördüğüm görünüm beni yerime mıhladı.

Nihan’ın sevgilisi Burak ayakta yüzü kapıya doğru dönük vaziyette dikiliyor, Nihan da önünde diz çökmüş, Burak’ın sikini deli gibi yalayıp emiyordu. Burak’ın elleri Nihan’ın saçında, kafasını geriye atmış, gözleri kapalı hazzın keyfini çıkartıyordu…

Manzara öylesine erotikti ki, amım hemen sulanıp sızlamaya başlamıştı. Burak sanki orada olduğumu hissetmiş gibi birdenbire kafasını indirip gözlerini açmış ve donup kalmıştı. Gözleri açlıkla bedenimde gezinirken, ben bir milim bile kıpırdayamamıştım. Salondan içeriye vuran akşam güneşi üzerimdeki su damlalarının kristal gibi görünmesine namacıyla oluyordu.

İstemsizce bir elim bundan sonra neredeyse acı veren amıma gitmişti. Kendimi okşarken gözlerim Burak’ın bakışlarındaydı. Amımı okşayan kendi elim değil de onun gözleriydi sanki… Diğer elimle göğsümü avuçlarken, parmaklarımı içime kaydırdım. Burak’ın ellerinin Nihan’ın saçlarında yumruk oluşunu izlerken, heyecandan kendimden geçtim resmen.

Oradan uzaklaşmam lüzumliliğini biliyordum, ama bir ismim bile atacak durumda değildim. Olduğum yerde kendimi parmaklarken, Burak gözleri amımda, inleyerek boşalmaya başladı. Bu görüntü benim de çözülmemi sağladı ve durduğum yerde titreye titreye orgazm oldum. Ses çıkarmamak amacıyla dudaklarımı ısırıyordum. Ama bundan sonra gitmem lüzumiyordu, Nihan her an ayağa kalkıp beni görebilirdi.

Son sarsıntı da geçerken gözlerimi açıp, Burak’a tekrar baktım. Halen açlıkla bana bakıyordu. Göz gözeyken, amımdan çıkardığım parmaklarımı ağzıma sokup, kendi beğeni sularımı yalayıp emdim. Burak gözü dönmüş bir şekilde gözlerinden ateşler çıkarak bana bakarken, ben sessiz sedasız odama geçip kapıyı kapattım. Çırılçıplak bir şekilde yatağa girip, uykuma kaldığım yerden devam etmeye karar verdim. Belki de rüyamda aynı hazzı tekrar yaşayabilirdim. Elim amımda, klitorisimi okşayıp kendimi parmaklayarak, Burak’ın görkemli sikini hayal ederek uyuyakaldım…

Ama garip bir rüya gördüm. Rüyamda, hiç tanımadığım yakışıklı birisi ile  lüks bir restorandaydım ve garsonumuz Burak’tı. Yemeğimizi yedikten sonra, o yakışıklı beni Burak’ın gözleri önünde masaya domaltıp sikmeye başladı. Ancak namacıylase o yakışıklının kim olduğunu anlamaya çalışırken uyandım.

Sevgilim Onur ben uyur iken gelmiş, soyunup yatağa girmiş ve bana sarılarak uyumuş. Yarı sert siki arkadan amıma dayanmıştı. Belki diğer vakit olsa sikini kaldırıp amıma sokar, kendimi ona siktirirdim, ama aklım duruman akşam üzeri yaşananlarda olacaktı ki, içimden gelmedi. Gördüğüm rüyanın etkisiyle olsa lüzum acıkmıştım. Yataktan çıkıp, üzerime saten sabahlığımı geçirdim. Mutfağa geçip bir şeyler atıştırmak, sonra da yatağa dönmekti niyetim…

Buzdolabının üstünde Nihan’dan bir not buldum. Duygu’nun hafta sonuna kadar gelmeyeceğini, kendisinin de gece kütüphanede olacağını yazmıştı. Onur’un seminere gideceğini bildiğinden, yalnız kalabilmek istemezsem onunla teyzesine gelebileceğimi, teyzesinin çok sevineceğini yazmıştı.

Zaman vakit yalnız vakit geçirmekten hoşlansam da, gece evde yalnız kalma fikri çok hoşuma gitmiyordu. Nihan’a katılmaya karar verip vermeme işini ertesi güne bırakıp, dolaptan bir muz alarak odaya döndüm. Sabahlığımı sıyırıp yılan gibi çıplak yatağa süzüldüm. Uykum kaçmıştı. Okuma lambasının ışığını yakıp, bir yandan muzumu yerken, bir yandan da kitabımı okuyordum.

Bir vakit sonra kapının yavaşça açılmasıyla bir an tedirgin oldum ve refleksle yerimden sıçrismim. Gölgenin içeriye bir ismim atıp kim olduğunu göstermesi ve Onur’un uyanarak,

-“Ne oldu aşkım?” demesi aynı anda oldu.

Lambanın loş ışığında Burak çılgını, üstünde yalnızca bir şortla kapının aralığından bize, bana bakıyordu. Ve eli önü kabarmış şortunun önünde, sikini avuçlayıp duruyordu bakarken… Burak’ın duruman evde olduğunu düşünmediğimden korkmuştum, ama aynı anda kafamda görünen akşamki baştan çıkarıcı görüntüler yüzünden de sersemlemiştim. Onur’un uyanmasıyla Burak yavaşça geri çekilip kapıyı çekerken, okuduğum kitabı elimden atıp,

-“Hiç. Hiçbir şey olmadı!” diyerek Onur’un dudaklarından öpmeye başlismim. Yan gözle de kapıyı kesiyordum, Burak odamdan çıkarken kapıyı tam kapatmamış, hafif Aralık bırakmştı. Önce örtüyü üzerimizden atıp, Onur’un sikini kavrismim. Onur beğenile inlerken, ben sikini sıvazlayarak,

-“Neden geldiği vakit sokmadın bunu içime, nasıl ıslağım görmedin mi?” diyerek daha da azdırdım onu. Hem onu, hem de Burak’ı… Burak’ın kapı aralığından bizi izlediğini ismim gibi biliyordum zira… Bir elimi amıma sokup, sularımla ıslanmış parmaklarımı havaya kaldırdım.

-“Bak nasıl ıslandım!” diyerek, hem onun, hem de Burak’ın görebileceği şekilde ışığa tuttum. Sonra parmaklarımı ağzıma götürüp yaladıktan sonra, bu sefer onun ağzına soktum.

Onur azgınca parmaklarımdaki sularımı emerken, diğer elimle sikini tekrar tekrar sıvazlismim. Sonra yavaşça üstünde kayıp, göğüslerini, karnını ve kasıklarını yalaya yalaya aşağı indim. Ve bundan sonra taş gibi olmuş sikini ağzıma aldım. Onur’un koca sikini yalayıp emerken, bir yandan da domalmış vaziyette amımı ve göbütünü resmen Burak’a seyrettiriyordum…

Sevgilimin sikinin başından beğeni suları damladıkça, ben daha bir iştahla emiyor, bir elimle taşaklarını ovarken, diğer elimle alttan kendimi parmaklıyordum. Tüm bunları yapar iken izleniyor olmak beni öyle heyecanlandırmıştı ki, amımdan sızan sularım bileğime, oradan da yatağa damlıyor, parmağımın her giriş çıkışında şıpır şıpır ses çıkarıyordu. Onur acı çeker gibi inleyerek,

-“Yeter, amacıylae girmek istiyorum, devam edersen dayanamayacağım aşkım!” deyip, beni yukarıyayaya çekti ve bir hamlede üzerime çıkarak sikini amıma soktu. Dayanacak durumu kalmamıştı…

Onur sert darbelerle beni sikerken, ben hafifçe doğrulup kapıya baktığımda, Burak tekrar kapıyı açıp, bir ismim atarak ışığa geldi. Sikini şortundan çıkarmış sıvazlıyor, neredeyse morarmaya başlayacak olan siki dev bir canavar gibi elinde gidip geliyordu. Burak’ın sikinin bu kadar kusursuz olabileceği daha evvelce hiç aklıma gelmemişti. Onur’un aksine, Burak iriyarı ve kaslı değildi ve daha bebeksi bir yakışıklılığı vardı, belki de bu yüzden…

Onur delirmiş gibi amımı sikerken, Burak bir ismim daha atma cesareti göstererek, sandalyenin üzerine bıraktığım saten sabahlığımı eline aldı, kokladı. Ben orgazmın ilk sarsıntılarını hissetmeye başladığım sırada, Burak Onurla aynı anda boşalmaya başladı. Onur döllerini içime fışkırtırken, Burak da beyaz sabahlığımı dölleriyle suluyordu. Öylesine tahrik olmuştum ki, orgazmımı durduramıyordum resmen…

Onur sonucunda tükenip yarı yarıya üzerime yığıldığında, ben duruman tir tir titriyordum. Son bir kuvvet başımı kaldırıp Burak’a baktığımda, dudaklarını oynattı ve ses çıkarmadan (Yarın!) dedi. Başka bir şey söylemesine lüzum yoktu. Zaten onun o azmış dimdik sikini gördüğüm anda kendimi ona siktirmeye karar vermiştim. Başımla (Tamam!) işareti yapmamla Burak’ın yüzünde mutlu bir gülümseme belirdi ve sessiz bir öpücük göndererek usulca sıvıştı odadan. Ben de ışığı kapatıp, kendimi yorgunluğa teslim ettim…

Tekrar uyandığımda sabah olmuştu. Onur giyinmiş, saatini koluna takıyordu. Uyandığımı görünce eğilip dudaklarımdan öptü ve

-“Nihan sana not bırakmış aşkım, kızların ikisi de evde olmayacaklarmış, Nihan onunla beraber teyzesine gitmeni öneri ediyor. Git istersen aşkım, iki gün ben de yokum, yalnız kalmamış olursun!” dedi.

Gece evde yalnız kalabilmektan hoşlanmadığımı herkes biliyordu. Ama esasen yalnız kalmayacağım amacıyla bu hiç umurumda değildi. Onur’a, bu fırsatı değerlendirip final amacıyla hazırlayacağım maket üstünde biraz ön çalışma yapacağımı, yalnızken daha iyi konsantre olabileceğimi söyledim.

Bu bahanem işe yaramış, Onur’u ikna etmiştim. Aynı şekilde Nihan’ı da kandırmam çok basit olacaktı. Onur çıplaklığımla tekrar tahrik olmaya başlayınca, geç kalmamak amacıyla apar topar yanımdan fırlayıp, kısa vakitde bir öpücük verdikten sonra evden çıktı…

Dün geceki sevişmenin yorgunluğuyla ve duruman sabahın körü olması sebebiyle yatakta dönüp, karnımın üzerine uzanarak, tekrar uykuya dalmaya çalıştım. Ama bir vakit uykuyla uyanıklık arasında gidip geldikten sonra vazgeçip yataktan çıktım. Çırılçıplak vaziyette mutfağa gittim. Burak’ın gelmesini beklerken yiyecek bir şeyler arıyordum.

Ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koyup, çilek reçeli kavanozunu alabilmek amacıyla dolabın amacıylae eğilmiştim ki, kapıda bir tıkırtı duydum. Bir an amacıyla Burak’tan diğer birinin gelmiş olma olsılığıni düşünüp endişelensem de,

-“Özgee!” diye seslenen oydu. Yüzümde muzip bir gülümsemeyle doğrulup tezgahın üzerine çıktım ve bacak bacak üzerine attım. Elimdeki çilek reçeli kavanozunun kapağını açıp, bir parmağımı amacıylae daldırdım… Burak mutfağa girdiği anda beni çırılçıplak vaziyette parmağımdaki çilek reçelini yalarken gördü.

Azgınlıkla üzerime doğru gelir iken,

-“Sen beni öldürmek mi istiyorsun orospu? Yetmedi mi işkencelerin? Aylardır seni hayal ederek Nihan’ı siktiğim yetmezmiş gibi, banyodan çırılçıplak çıkıp gözümün önünde kendini parmakladın, o da yetmedi gözümün önünde Onur angutuna siktirdin kendini!” diyerek, bir yandan soyunuyor, bir yandan da her cümlenin arasında duraksayıp, ağzına en yakın vücudumun hangi noktası varsa oramdan öpüyordu.

Sonunda çırılçıplak kaldığında, beni kucakladığı gibi tezgahtan indirdi. Minyon yapılı bir kız olmama karşın beni bu kadar basit kucaklayabilmesine şaşırmıştım. Neşeyle bir kahkaha atıp,

-“Ama açım been!” diye bağırdım. Burak amımı avuçlayarak,

-“Ben de açlıktan ölmek üzereyim, evvelce sen beni doyur, sonra ben seni doyurmasını bilirim!” dedi ve kucağına alıp odama götürdü…

Deli gibi öpüşerek kendimizi yatağa attık. Onun elleri benim vücudumun her yerinde, benim ellerim de onun bedeninin her yerinde geziniyordu. Siki tekrar devasa boyutlara ulaşmış, elimin altında nabız gibi atıyordu. Tadına bakmak amacıyla ölüyordum resmen. Üstünde vücudumu kaydırıp sikine ulaşmak istediğimde beni durdurdu ve

“Ağzın sikime değdiği anda boşalırım, bu anı çok uzun vakittir bekliyorum, dur lütfen!” dedi.

Sesi, aldığı beğeniten ötürü kalın ve hırıltılı çıkıyordu. Öyle bir açlıkla bakıyordu ki bana, bu isteğimi daha sonraya bırakmaya karar verdim. Onun yerine üzerine çıkıp, sikini amıma sokmadan üzerine oturuverdim. Öylesine ıslaktım ki, am dudaklarımın arasında ileri geri kaydırırken şapır şapır sesler çıkıyordu…

Hem kendimi, hem onu delirtiyordum. Dişlerini öyle bir kenetlemişti ki, kendisine zarar vermesinden korktum. Birden beni üstünden indirip yatağa sırtüstü yatırdı ve üzerime çıktı, aşağı doğru kayarak memelerimi yalayıp öpmeye ve emmeye başladı. Bir yandan eli de amımda çalışıyor, beni her taraftan istila ediyordu.

Aldığım beğeniten inlemeye, ismini sayıklamaya başlamıştım ki, ağzı daha aşağı doğru hareketlenmeye başladı. Karnımı yalayıp, kasıklarımdan aşağı inerek amımın üzerine geldi. Amımın dudaklarını ayırmadan amacıyladen sızan am suyumu yaladı. İçime girmesi amacıyla deliriyordum bundan sonra, ama roller değişmişti şimdi, o beni delirtiyordu…

Am dudaklarımı dokunulmadık yalanmadık yeri kalmayacak şekilde somurdu öptü. Sonunda bundan sonra dayanacak gücüm kalmamıştı ki, bacaklarımı sertçe iki yana açarak amımın amacıylai gözler önüne serdi. Bakışlarıyla buluştuğum kısacık anda gözlerinde öyle bir sevinç gördüm ki, kalbim tekledi resmen.

Ağzını amıma dayayıp, dilini deliğime sokmaya, öpüp emmeye başladı. 18 yaşımdan beri erkekler amımın tadına bakmak amacıyla ayaklarıma kapanıyorlardı neredeyse, ama bu tür bir açlıkla saldıran ve bu türsine beğeni veren hiç olmamıştı. Susuzluktan ölmüş gibi yalayıp yutuyordu am sularımı…

Artık dayanabileceğim sınırı oldukça geçmiştim. Bağırarak, ismini ifade ederek orgazma ulaştım. Gücüm tükenip, zar zor soluk alacak duruma geldiğimde, Burak duruman usul usul amımı öpüyor, kokumu amacıylae çekiyordu. Parmak uçlarıyla amımı okşayıp, duruman titreyişini seyrediyor, ara ara sanki kendisine engel olamıyormuş gibi uzanıp dilinin ucuyla klitorisime dokunuyordu.

Manzara öyle erotikti ki, yaşadığım hazzı ona da yaşatma arzusuyla dolup taştım resmen. Saçından tutup çekiştirdim, yukarıyayaya gelmesini sağladıktan sonra dudaklarından uzun uzun öpbütün. Kendi tismimı onun dudaklarından alabilmek kusursuz bir histi. Elimi sikine götürüp kavrarken kulağına fısıldismim,

-“İlkini bana bırak, sonra istediğin kadar çok, istediğin gibi sikebilirsin beni, ama bu sefer bana istediğimi ver!” diye.

Dudakları dudaklarımda, ağzımın amacıylae doğru inledi. Aynı anda avucumdaki sikinin başından birkaç damla aktı. Kafamı kaldırıp aşağıya baktığımda, şişmiş ve morarmış kafasının ucunda parlayan beyaz sıvı ağzımı sulandırdı. Üstünde kayarak hedefime ulaştım. Şişmiş damarların üstünde dilimi gezdirerek ucuna ulaştım.

Tam ucundaki deliğe dilimle bastırıp koca kafasını ağzımın amacıylae aldığımda, acı bir inleme ile beraber biraz daha sıvı aktı ucundan. Zevkle hepsini yalayıp yuttum. Sonra daha çoğu amacıyla emerken, diğer elimle taşaklarını sıvazlismim. Avucumda hissettiğim şişkin topları usulca sıkıştırdım…

Bir elimle sikini kökten uca sıvazlarken, diğeriyle taşaklarını avuçlayıp bırakıyor, parmaklarımı taşaklarının alt kısmındaki titiz deride gezdiriyordum. Ağzım duruman sikiyle meşgul, aşağı yukarıyayaya inerken, resmen kendi ağzımı beceriyordum. Bir vakit sonra soluksiz kaldığımı hissettiğimde, sikini ağzımdan çıkarttım.

Yine de ondan uzak kalamıyordum. Yalaya yalaya ve emerek dibine kadar indikten sonra, şişmiş toplarından birini ağzıma aldım. Dişlerimi değdirmeden, dilimle damağım arasında usulca sıkıştırıp emmemle, Burak’ın resmen kükremesi bir oldu. Beni tuttuğu gibi altına alarak, tek hamlede içime girdi. Bir anda kazığa oturtulmuş gibi hissettim. Aynı anda hem şaşırtıcı bir beğeni, hem de acı hissettim. Burak ise içimde gidip gelir iken kesik kesik soluk alıyordu.

Bir dakika bile dolmadan tekrar orgazmın eşiğine gelmiştim. O kadar süratli ve sert bir şekilde içime girip çıkıyordu ki, beğeniten ölmek üzereydim. Ona da aynı beğeni ve acı karışımını hissettirebilmek amacıyla, siki amımın derinliklerindeyken kkatiyenrımı gererek onu sıkıştırıyor, geri çekilirken sikini resmen sağıyordum.

Orgazm sınırını aştığım o anda dişlerimi boynuna geçirmekten kendimi alamismim. Bu hareketimle beraber o da boşalmasını daha çok engelleyemedi ve içimi dölleriyle doldurdu. Çok uzun vakitdir kendisini zaptetmeye çalıştığı amacıyla bitmek bilmiyordu. Sonunda soluk soluke üzerime yığıldığında, ikimizin de bir milim kıpırdayacak durumumiz kalmamıştı.

On dakika kadar kıpırdamadan yalnızca soluklerimizi düzene sokmaya çalışarak öylece yattık. Sonunda Burak üzerimden hafifçe doğrulup, çenemden tutarak kendisine bakmamı sağladı. Gözlerim yarı yarıya kapalıydı. Bense yorgunluktan ve peşpeşe gelen orgazmların etkisiyle beynimi tam olarak kullanamıyordum. Burak gözlerimin amacıylae bakarak,

-“Seni bundan sonra bırakamam! Asla, ama katiyen! Ellerimi senden uzak tutmaya çalışmaktan bıktım! Bu beğenii tattıktan sonra bundan sonra daha azıyla yetinemem! Seni o göt herife de bırakmam bundan sonra! Seni beğeniten inletecek tek şahıs benim, anladın mı beni! Altımda hep bu tür beğenile inleyeceksin, söz veriyorum! Aşığım sana, duydun mu beni! Sikimi amına daldırmadan bir gün bile geçirmek istemiyorum, duydun mu beni! Benim olacağını söyle! Hadi söyle!” dedi. Son gücümle,

-“Tamam.” diyebildim.

Uykunun kollarına kendimi teslim ederken, dudaklarımda dudaklarını hissettim. Ona yalan söylediğimi o anda bile biliyordum, ben seks amacıyla doğmuş bir kadındım ve Burak hiçbir vakit yaşamımdaki tek erkek olmayacaktı!

Sitemizde Bu tür Sikiş hikayelerini okuyabilirsiniz..

Ağızıma Boşalmak istermisin? Hemen Ara Bebeğim
Telefon Numaram: 0035 351 57317

sex hikayeleri - seks hikayeleri

  • Kocamin arkadasiyla sex

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir