Fantazi Dolu Bir Sex Hikaye

Herkesin bir sınır çizgisi olduğunu bir çoğumuz biliyoruz.Bu yüzden hayatı o sınırlar ortamında yaşıyoruz hep. Çünkü sınırlar bizlere hayatın kurallarını belirlemekte bu yüzden geçen ger günü geride bırakıp önümüze bakarız. Sınırlar insanlar amacıyla değişik yollarda aşılanabilir.Bazılarımıza kültür olarak gelir.Kültür ise işlemişten şu zamana kadar miras olarak geçer.Herkesin eski işlemiş kültür mirasları vardır.İnsanların en kıymetli varlıkları bence kültürdür.Kültür gelenekler ve hayatımızda ki değişik hadiseler herkes amacıyla değişik haller oluşturabiliyor.Kültür değerlerimiz olmazsa sıkıntıya girebilirdik.Bu yüzden yaşadığınız hayatın en dip konu da kültürlerimiz classic hayat alanımız sahip olunan olabilir.Mesela Alman bir adam amacıyla sofra kültürü değişik Türk bir adam amacıyla bu kültür çok değişik hallere dayanmaktadık..

Neyse arkadaşlar Köylü Güzeli Sizlere Nasıl siktiğimi Anlatmak istiyorum . .

İlk gördüğümde dibimi düşeren kadın şimdi evimdeydi. Şu anda karşımda oturan Cansu hanım değil de, diğer bir hatun olsaydı, oldukça dalmıştım ve yiyişiyor olurduk. Ama Cansu hanımla hal biraz değişikydı, onunla bir tür iş ilişkimiz vardı ve ben bunu zedeleyebilecek bir davranıştan bilhassa kaçınıyordum. Cansu hanımın ders vermeyi bırakması demek, para kazanmak amacıyla satın aldığım bilgisayar kursunun kapısına kilidi vurmam demekti. Onun amacıyla Cansu hanım bana değişik yaklaşmadıkça, ben de uslu duracaktım. Her şeyi akışına bırakmıştım. Hatta bu akşam yalnızca yemek yeme, biraz içki ve sohbet etme dışında değişik bir beklentiye de sokmamıştım kendimi.

Birkaç dakika birbirimize bakışarak ve gülümseyerek oturduk. AVM’de saatlerce dolaşmaktan ayaklarım ağrımıştı. Kalkıp ayakkabılarımı koridora çıkarıp geldiğimde, Cansu hanım bir ayağını kaldırıp bana doğru uzatarak, “Keşke benim çizmelerimi de çıkaran birisi olsa!” deyip gülümsedi. Ayağını kaldırdığında eteği biraz geriye kaymış, parlak kara naylon çoraplı bacağı görünmüştü. Ben de espiri olsun diye telefonumu çıkardım ve “İnternetten bir araştırayım, bu kasabada güzel kadınların çizmelerini çıkartan birileri var mı?” dedim. Cansu hanım, “Haruuun! Bu yorgun halimle ayağa kaldırma beni!” deyip, yandaki koltuktan kırlenti kaptığı gibi kafama fırlattı.

“Tamam, tamam! Çıkarayım!” deyip gülümseyerek önüne çömeldim. Önce, kaldırdığı ayağındaki çizmenin fermuarını açtım ve çizmeyi çıkardım. Cansu hanım, “Ohhh be, dünya varmış!” deyip, o ayağını yere koydu ve öbür ayağını kaldırıp uzattı. Onu da çıkardığımda, “Ayaklarım şişmiş!” deyip, bacak bacak üzerine atarak ayağını ovmaya başladı. O sırada verilen Frikik de gözümden kaçmamıştı. Hem de ilgimi çeken şey, naylon çorabından bile belli olan kırmızı ojelerdi. Çizmelerini aldım, koridora bıraktım geldim. Yerime oturacağımda, Cansu hanım, “Haruncuğum, internete bir bak bakalım, bu kasabada ihtiyar ve yorgun kadınların ayaklarına masaj yapan yakışıklı bir genç var mı?” deyip gülümsedi. Bana bakarken gözlerinin içi de gülüyordu.

“Hay hay! Başka bir iateğiniz var mıydı hanım efendi?” deyip güldüm ve yanına gittim. Tam önüne çömeleceğimde, “Dur canım, şuraya geçeyim, hem sen de oturursun!” deyip, kalkmasına yardım etmem amacıyla elini uzattı. Kalkıp, üçlü koltuğun sağ yönüne oturdu, ben de sol yönüne oturunca, ayaklarını kaldırıp kucağıma koydu. Yine Frikik vermişti bu hareketi yapar iken. İçimden (Ne yapmaya çalışıyor bu kadın?) diye soruyordum. Ama kararlıydım, benimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynasa bile, ondan net bir mesaj alana kadar uslu durmaya devam edecektim.

Ben öyle düşünüyordum, ama yarağım benimle aynı fikirde değildi. Ben Cansu hanımın daha ilk ayağını elime alıp masaj yapar iken, yarağım hareketlenmeye başlamıştı bile. Cansu hanım gözlerini kapamıştı. “Mmmhhhh, çok güzel yapıyorsun canım, ne kadar iyi yaklaştığını anlatamam!” dedi. Gözleri kapalı bulunduğu amacıyla, ben de rahat rahat  bacaklarına ve eteğinden göründüğü kadarıyla bacak arasına bakıyordum. Daha çok şey görebilmek amacıyla de elimdeki ayağını arada sırada hafifçe kaldırıp öyle masaj yapıyordum. Yaklaşık 10 dakika masajdan sonra, Cansu hanım elimdeki ayağını çekip kucağıma bıraktı ve diğeri ayağını kaldırıp elime verdi. O ayağına da bir 9-10 dakika kadar masaj yaptım. Yaptım ama, masajı bitirdiğimde Kamyonu da devirdim. Boşalmıştım! Döllerim boxerime akıyordu.

Cansu hanım gözlerini açıp, teşekkür ederek ayaklarını çekti. Döllerim boxerimi vıcık vıcık yapmış, ufaktan kot pantolonumun önünü ıslatmaya başlamıştı. Cansu hanım farkına varmasın diye derhal kalktım ve koridora gittim. Alışveriş poşetlerinden bir boxer, bir tişört ve bir de şort aldım. Koridordan seslendim, “Ben yeni aldığımız şortlardan birini giyeceğim!” diye ve doğruca banyoya gittim. Rezil olmaktan zor kurtulmuştum. Ama bu arada pantolonumun önündeki ıslaklık da gittikçe büyümüştü.

Soyundum ve elbiseleri pis sepetine attım. Yarağım, taşaklarım ve kasığım yapış yapış döl olmuştu. Mecburen duş almam lüzumiyordu. Duşu açıp, sıcak suyun akmasını beklemeden altına girdim ve çok çabuk yıkanıp, kurulandım. Yeni boxer, tişört ve şortumu giydim çıktım.

Salona geçtiğimde, Cansu hanım kendisine bir duble Rakı doldurmuş, yanına da bir sigara yakmış içiyordu. Sehpanın üzerine benim amacıyla de bir duble Rakı koymuştu. Beni görünce, “Sen duş mu aldın?” dedi. Suyun sesini duymuş olmalıydı. “Evet, çok terliydim, yeni giysiler ter kokmasın diye duş aldım…” dedim. Cansu hanım, “Aslında benim de bir duşa ihtiyacım var, ama üzerimdekilerden diğer giysilerim yok!” dedi. Ben de gülümseyerek, “Bana aldıklarımız olur belki?” dedim. Cansu hanım, “Denerim!” diyerek kalktı. Koridordaki poşetlerden birkaç parça giysi alıp, “Hadi byee, ben duşa giriyorum canım. Sen de pide siparişi ver, çantamda geride bıraktığımız gittiğimiz lokantanın kartı olacaktı, cüzdanımda!” dedi ve banyoya girdi.

Banyodan su sesi gelmeye başladığında çantasını açtım, biraz karıştırdım, neler var diye. Pek enteresan birşeyler yoktu, anahtarlar, telefon, cüzdan, kağıt mendil, deodorant, parfüm, ruj, gözlük, kalemler, birkaç sayfa ders notu falan vardı. Cüzdanını alıp, evvelce kimliğini çıkardım ve araştırmaya başladım. Medeni hali evresinde ‘Boşanmış’ yazıyordu. Doğum tarihini gördüğümde ise çok şaşırdım. Ben yaşını 30 seviyesinde ön görü ediyordum, halbuki Cansu hanım 41 yaşındaydı. Cansu hanım annem olacak yaştaydı, ama bedeninin diriliğiyle olsun, giyinişiyle olsun, tavırlarıyla olsun, Karizmasıyla olsun, çoğu genç kızdan daha sexy, daha çekiciydi.

Kimliğini cüzdana geri koyup, lokantanın kartını çıkardım ve telefonla pideleri sipariş verdim. Sonra çantasını aldığım yere bıraktım. Banyodan su sesi gelmeye devam ediyordu. Oturdum, rakımdan bir yudum aldım. Sonra dayanamadım, banyo kapısının önünde buldum kendimi. Eğilip anahtar deliğinden baktım. Cansu hanımın arkası kapıya dönük bir durumda yıkanıyordu. Heyecandan ölecektim. Cansu hanımın ıslak vücudunu görünce, yarağım derhal kazık gibi olmuştu. Okadar güzel götü vardı ki, o götü bir kere sikmek amacıyla çok şey verebilirdim.

Ön tarafını döndüğünde ise memelerini ve amını görmek beni daha da heyecanlandırdı. Ama bedeninin sol doğrultusunda tespit edilen dikiş izleri ilgimi çekti. Cansu hanım yıkanmasını bitirip duşun suyunu kapattığında, ben de sessiz sedasız uzaklaştım ordan. Salona geçip oturdum, bir sigara yaktım, Rakımı yudumladım.

Birkaç dakika sonra Cansu hanım, “Gülme sakın, çok komik oldum!” diye seslenerek, salonun kapısında belirdi. Bana yeni aldığımız tişörtlerimden birini giymişti üzerine, altında da boxerlerimden biri vardı. Biraz bol döküm duruyordu üstünde, ama bu haliyla daha bir sexyleşmişti. Elindeki şortumu göstererek, “Yaa, tişört ve don oldu saseneır da, şort çok bol geldi, belimden düşüyor… Ben en iyisi tekrar eteğimi giyeyim!” dedi. Ben de, “Böyle daha rahat değil mi? Şorta lüzum var mı ki?” dedim. “Ayol, bu tür de kendimi yarı çıplakmışım gibi hissediyorum! Hem donla durursam sana karşı ayıp olur!” dedi.

“Valla hiç te ayıp olmaz! Hem de…” dedim, ama pot kıracağımı düşünerek son anda cümlenin gerisini söylemekten vaz geçtim. Cansu hanım, “Evet, hem de?” dedi. “Hepsi bukadar!” dedim. Ama Cansu hanım, “Yok yok, diğer birşey söyleyecektin, tamamla cümleni!” diye ısrar edince, “Hem de gözümüz gönlümüz bayram yapsın diyecektim…” dedim. Cansu hanım bir kahhaha atıp, “Uyanığa bak sen! Yok öyle şey! Ben donla duracaksam, sen de donla duracaksın! Çıkar şortunu da, bizim de gözümüz gönlümüz bayram etsin!” dedi. Cansu hanımla değişik bir Kulvara girmek üzereydik. Ama tekrar de Sazan gibi atlamadım, “Yok çıkarmayım, utanırım!” dedim.

Cansu hanım, “Ayol sen erkek değilmisin, erkek adamın malı meydanda olur!” deyip bir kahkaha patlattı. Bana gaz veriyordu. Daha doğrusu birbirimize gaz veriyorduk. Biraz ağırdan alarak çıkardım şortumu. Şimdi ikimiz de boxer ve tişörtlerle idik. Cansu hanım, “Hah şöyle!” diyerek koltuğa oturdu. Rakısından bir yudum alıp, “Şimdi söyle bakayım, ben banyodayken dayanamadın değil mi? Kimliğime baktın, öyle değil mi?” dediğinde, ne yanıt vereceğimi bilemedim. Bu sefer harbiden utanmıştım. Cansu hanım, “Bana karşı dürüst olmayan erkeklerden hiç hoşlanmam, ona göre!” dedi. “Evet, baktım…” dedim. Cansu hanım, “Böylelikle yaşımı da öğrendin! Ee, ne düşünüyorsun şimdi?” dedi.

“Anlamadım, hangi hususta?” dedim, ne demek istediğini harbiden anlamamıştım. “Ayol hangi hususta olacak, bu gecenin nasıl devam edeceği konusu ile ilgili tabii ki! Halen beni arzuluyormusun, yoksa yaşımı öğrendikten sonra hayallerin yıkıldı mı?” dediğinde şaşkınlıktan elimden Rakı bardağını düşürecektim. Acaba nerde açık verdim diye düşünmeye başladım. Ayağına masaj yapar iken boşaldığımın mı farkına varmıştı? Ya da banyo yapar iken röntgenlediğimi mi görmüştü? Yoksa beni denemek amacıyla yoklama mı çekiyordu? Bilemiyordum. Ve söyleyeceğim hatalı bir şeyle bir çuval inciri berbat etmekten çekiniyordum. Ben yanıt veremeyince, Cansu hanım, “Anlaşıldı, süküt ikrardan gelirmiş!” dedi ve bardağındaki yarım Rakısını bir dikişte bitirdi. Sonra da, “Ben bundan sonra gitsem iyi olacak!” diyerek ayağa kalktı.

Kafamı sikeyim, işte asıl şimdi berbat etmiştim işi. Hemen kalktım, koluna yapıştım ve “Cansu hanım, lütfen 2 dakika oturun dinleyin beni! Size karşı dürüst olacağım!” dedim. “Pekala, dinliyorum!” deyip oturdu. Ben de yanına oturdum ve elini ellerimin arasına alarak, kendisini nekadar çok arzuladığımı, yaşının bununla bir ilgisi olmadığını söyleyip, bütün kaygılarımı açıkça anlattım. Ona Nurcan’dan ve imam nikahlı bulunduğumdan da bahsettim ve “Evet, şimdi siz ne düşünüyorsunuz?” diyerek topu ona attım. “Pekala, bana şunu söyle, Nurcan’la nikahlandıktan sonra diğer kadınlarla beraber oldun mu?” dedi. “Evet, oldum!” dedim. Cansu hanım da, “Hmm, bu gecenin nasıl devam edeceği belli oldu!” deyip dudaklarıma yumuldu. Ve ateşlice öpüşmeye, daha doğrusu yiyişmeye başladık…

Kapı zilinin çalmasıyla, istemeye istemeye yiyişmeye ara verdik, pidelerimiz gelmişti. Soğutmadan yedik. Karnımız da doyunca neşemiz artmıştı. Evde müzik seti ve TV yoktu. Bilgisayardan müzik açtık, sonra sarmaş dolaş yatak odama geçtik. Öpüşerek yatağa devrildik. Ve öpüşmeye devam ettik. İşin enteresan tarafı, ikimiz de hiç çabuk etmiyorduk, en az bir yarım saat 45 dakika falan öpüşüp elleştik. Ara sıra konuşuyorduk ve tekrar devam ediyorduk yiyişmeye. Beni sıcak bastığından tişörbütünü çıkardım. Cansu hanım, “Ben de çıkaracağım aşkım, ama dikiş izlerini görünce şaşırma!” deyip tişörtünü çıkardı. seks hikayeleri

Sonra da neler bulunduğunu anlattı. Kocasıyla boşandıktan bir gün sonra, (boşandığı) kocası son bir kez bahsetmek amacıyla Cansu hanımı bir Cafeye çağırmış ve o kadar insanın içersinde bıçakla dalmış buna. Garsonlar Cansu hanımı adamın elinden zor kurtarmışlar. Hastaneydi, polisti, karakoldu, mahkemeydi derken, neticede eski kocasına 2 sene 3 ay hapis cezası vermişler. Ama adam cezasını yatıp hapisten çıktıktan sonra da rahat vermemiş, Cansu hanımı ölümle falan tehdit etmiş. Cansu hanım da bu yüzden İstanbul’u terketmiş. İzini kaybettirmek amacıyla de, bir akrabasının tavsiyesi üzerine, adı sanı duyulmamış bu kasabaya yerleşmiş. “Gerisi de bildiğin gibi işte aşkım!” dedi. Neden boşandıklarını sorduğumda, “İçkisine ve kumarına para yetiştiremedim! Evliliğimizin son dönemlerinde ben çalışıyordum, o yiyordu! Kumara yatırmak amacıyla evdeki TV’yi götürüp satması bardağı taşıran son damla oldu!” dedi. Çocukları olup olmadığını sorduğumda ise, “Benim çocuğum olmuyor, ama bunu problem etmiyorum kendime!” dedi. seks hikaye

Bu arada parmaklarımı dikiş izlerinin üstünde gezdiriyordum. Dikiş izlerine birkaç öpücük kondurarak memelerine geçtim. Yaşına göre çok diri kabul edilen memelerini öpüp kokladım, yalayıp emdim. Cansu hanım da beğeni aldığını belli eden sesler çıkararak saçlarımla oynuyordu. Memelerinden göbeğine indim. Göbeğini de biraz öpüp yaladıktan sonra, boxerini aşağı sıyırdım biraz. Cansu hanım da kıçını kaldırarak tamamiyle çıkarmama yardımcı oldu. Çok enteresan bir amı vardı. Am dudakları, klitorisinden başlayıp aşağıya doğru kıvırcık marul şeklinde uzuyordu.

Amının dudaklarını ilgiyle incelediğimi farkedince, “Güzel görünmediğini biliyorum, beni de rahatsız ediyor, İstanbul’da kalsaydım Labioplasti ameliyatı yaptıracaktım…” dedi.  sex hikaye İlk defa duyuyordum bunu, estetik ameliyatla am dudaklarını küçültüyorlarmış. “Yoo, ben rahatsız olmadım, yalnızca ilk defa görüyorum!” dedim ve amına yumuldum. Kıvırcık am dudaklarını öpüp yalamaya, emmeye, dudaklarımın arasına alıp sündürmeye başladım. Klitorisini emmeye başladığımda ise Cansu hanım inlemelerini yükseltti. Aynı anda amını da parmakladığımda, inlemelerle ve ufak çığlıklarla kasılarak orgazm oldu.

Titremesi geçtiğinde, “Gel buraya!” diyerek, kolumdan tutup beni yukarıya çekti ve dudaklarıma yumuldu. Öpüşürken eli de boxerimi aşağı sıyırmakla meşguldü. Doğrulup tamamiyle çıkardım boxerimi. Elini kazık gibi yarağıma attı, biraz sıvazladı ve “Yaklaştır aşkım, yalamak istiyorum!” dedi. Doğrulup, memelerine doğru oturdum. O da diğer yastığı da kafasının altına koyarak yarağımı ağzına aldı. Taşaklarımı da okşayarak yarağımı emmeye başladığında, ben 1 dakika bile dayanamadım ve ağzına boşaldım.

Bu kadar erken boşaldığım amacıyla canım sıkılmıştı, ama Cansu hanım döllerimi yuttuktan sonra, birşey olmamış gibi yarağımı emmeye ve yalamaya devam etti. Erken boşalmamı gayet natural karşılamış olmalıydı. Yarağımın sertliğini kaybetmediğini görünce, yarağımın başına öpücük kondurup, “Hadi aşkım, gir içime!” dedi. Aşağıya kayıp yarağımı amına daldırdığımda, ikimizden de uzun bir, “Ohhhh!” çıktı. Yarağımı sanki fırına sokmuş gibiydim, o kadar sıcaktı amının içi. Hem de çocuk ta doğurmadığı amacıyla daracıktı. Küçük gitgellerle amını sikmeye başladım. Arada sırada kendime hakim olamayıp hızlanıyordum, ama Cansu hanım, “Aşkım çabuk etme, keyfini çıkaralım, daha sabaha çok var!” deyip yavaşlatıyordu beni.

Aklımıza gelen bütün pozisyonlarda sikiştik. En son Cansu hanım üstteyken ben ikinciye boşaldım. Biraz dinlendikten sonra kalktık, beraber bir duş aldık, salonda çırılçıplak oturup birer duble Rakı daha yuvarladık ve tekrar yatakta sevişirken bulduk kendimizi. Parmaklarım göt deliğinde gezinmeye başlayınca, “Ordan da istiyormusun aşkım?” diye sordu. “Hem de çok!” dediğimde doğruldu. Uzanıp bebe yağını alıp elime tutuşturduktan sonra önümde domaldı ve “Acele etme, yavaş yavaş yap!” dedi.

Göt deliğini ve yarağımı güzelce yağlayıp, yavaş yavaş kökledim götüne. Ağır ağır pompalamaya başladığımda, “Mmmhhh, özlemişim keyfini, en son üniversitede okurken yaptırmıştım ordan!” dedi. Amını en son nezaman siktirdiğini bilmiyordum, ama götünü 20 küsür senedir siktirmemişti. Yani kocasına bile vermemişti götten ve şimdi bana veriyordu. Bu düşüncenin keyfiyle yarım saate yakın siktim götünü. Okadar çok beğeni alıyordum ki, Cansu hanım, “Aşkım boşal bundan sonra, ben yoruldum!” demese daha da sikecektim o hasta bulunduğum götünü. Kendimi boşalmaya konsantre edip, birkaç köklemeden sonra boşaldım. Yarağım götünün içersinde, 66 pozisyonunda yattık. İkimiz de yorgunduk, duş almadan öylece uyuduk.

Ağızıma Boşalmak istermisin? Hemen Ara Bebeğim
Telefon Numaram: 0043 720 71 00

sex hikayeleri - seks hikayeleri

  • fantazi hikaye
  • fantazi hikayleri
  • sex hikayesi oku com

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir